Genç iklim aktivisti konuşuyor

Birleşmiş Milletler kuruluşları UNICEF, UNFPA ve UN Women, ve Aydın Doğan Vakfı işbirliğiyle bu yıl 6.’sı gerçekleştirilecek Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nda, gençler salgın ve iklim değişikliğinin gölgesinde geleceği tartışacak.

Konferansın ana konuşmacısı olan genç iklim aktivisti Luisa Neubauer, “Önümüzde kaybedecek tek bir sene bile yok!” mesajını, bu kez Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nda verecek.

Türkiye’de son beş yıldır düzenlenen ve kız çocuklarının tüm potansiyellerine ulaşmalarının önündeki engellere dikkat çekmeyi amaçlayan 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı, bu yıl içinde bulunulan pandemi koşulları nedeniyle çevrimiçi etkinlik olarak gerçekleştirilecek.

Konferansta aralarında ünlü isimlerin, uzmanların ve gençlerin de bulunduğu katılımcılar, 2020’nin hızla değişen dünyasının gençler için getirdiği yeni risk ve yeni olanakları ele alacak. Konferansın odak noktası ise kız çocuklarının, yaşadıkları zorluklar karşısında değişim aktörleri olarak nasıl bir rol üstlenebilecekleri konusu olacak.

Ünlü oyuncu, aynı zamanda UNFPA Türkiye Elçisi Hazal Kaya’nın moderatörlüğünde gerçekleşecek konferansın ana oturumunun konuk konuşmacısı ise son dönemdeki iklim eylemleri ve çarpıcı söylemleriyle dikkat çeken genç iklim aktivisti Luisa Neubauer olacak. Henüz 13 yaşındayken ‘sera etkisini öğrendiği bir ders’ nedeniyle içinde aktivist tohumları yeşeren; “Her koşulda, dünya daha önce hiç deneyimlemediğimiz değişimleri görmek zorunda. Önümüzde kaybedecek tek bir sene bile yok!” diyen Luisa, bu kez mesajlarını 6. Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nda verecek. Ayrıca Temmuz ayından itibaren iklim ve pandemi alanında özel çalışmalar gerçekleştiren gençler, hayal ettikleri dünyaya ilişkin mesajlarını video mesajlar aracılığıyla katılımcılarla paylaşacak.

Gençler, salgın ve iklim değişikliğinin gölgesinde geleceği tartışıyor

Konferans kapsamında iki panel de düzenlenecek. Moderasyonunu başarılı gazeteci Melis Alphan’ın yapacağı ‘Küresel salgın ve iklim değişikliği kız çocuklarını nasıl etkiliyor?” başlıklı ilk panelde, NASA’da görev yapan Türk astrobiyolog Betül Kaçar, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi sosyal pediatrist Prof. Dr. Betül Ulukol, cinsiyet ve sosyal eşitsizliğin iklim değişikliği deneyimini nasıl şekillendirdiğini inceleyen sosyolog Dr. Amber Fletcher ve kadınların güçlenmesi alanında birçok çalışma gerçekleştiren, National Geographic’teki çalışmalarıyla tanınan fotoğrafçı Annie Griffiths, görüş ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak.

İkinci panelin başlığı ise “Hayal ettiğimiz dünya – Gençler, dünyayı nasıl değiştirmek istediklerini tartışıyor” Moderasyonunu ünlü sunucu Gözde Atasoy’un yaptığı panelin konuşmacıları arasında; Van’da altı çocuklu bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelen, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde eğitimine başladığı yıl Aydın Doğan Vakfı’ndan üstün başarı bursu almaya hak kazanan, bugünse küresel iklim değişikliğiyle mücadele amacıyla yürütülen sivil toplum projelerinde aktif rol alan Şeyma Nur Sağınç; Fridays for Future Türkiye hareketinde iklim aktivisti ve liseler arası organizatör olarak yer alan 19 yaşındaki Selin Gören; 2014’ten beri Sağlıkta Genç Yaklaşımlar Derneği’nin Genç Mültecileri Destekleme Programı’nda Sağlık ve Eğitim Koordinatörü olarak görev alan Dağlar Çilingir ve Çocuk Hakları Gönüllüleri Derneği’nde Proje Koordinatörü olarak çocuk hakları ve çocuk katılımı alanında çalışmalarına devam eden Muhammet Aktaş bulunuyor.

Vuslat Doğan Sabancı: “Küresel salgının yükünü kadınlar ve kız çocukları daha fazla taşıyor”

Aydın Doğan Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Vuslat Doğan Sabancı; küresel salgınların beraberinde getirdiği sınırlı hareket imkânı ve sosyal izolasyon önlemlerinin ekonomik ve sosyal stresi derinleştirdiğine dikkat çekerek, “2020 başından bu yana tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisinin, özellikle çatışma ortamında olan kişiler, engeli olan bireyler, mülteciler, göçmenler ve yoksul kesimler gibi dezavantajlı gruplar açısından, insani kriz ve kalkınma krizine yol açtığını gözlemliyoruz. Küresel krizin çok boyutlu ekonomik etkileri özellikle daha az kazanan, daha az tasarruf yapabilen ve güvencesi olmayan işlerde çalışan ya da yoksulluk sınırına yakın yaşayan kadınlar ve kız çocukları tarafından giderek daha fazla hissediliyor” dedi.

Çocuklar ve gençler, gelecekleri konusunda söz sahibi olmak için harekete geçmeli

İklim değişikliğinin dünyanın günümüzde karşı karşıya kaldığı en büyük zorluklardan biri olduğuna vurgu yapan Vuslat Doğan Sabancı, “Dünya Bankası, 2030 itibarıyla iklim değişikliğinin 100 milyonun üzerinde kişiyi, tekrar yoksulluğa itebileceğini öngörmektedir. Ekosistemleri ve tarımı etkilediği için, iklim değişikliğinin sonuçları, dünyanın birçok kesiminde, tarımda çalışan yoksul kadınlar ve kız çocukları üzerinde son derece büyük bir yük oluşturacaktır. 2020 yılı Dünya Kız Çocukları Gününün amacı, çocukları ve gençleri, küresel salgınlar ve iklim değişikliği gibi krizlere çare bulunması konusunda öncü bir rol oynamak ve gelecekleri konusunda söz sahibi olmak için harekete geçirmektir” ifadelerini kullandı.

UNICEF Türkiye Temsilcisi Philippe Duamelle; “Dünya Kız Çocukları Günü, kız çocuklarının karşılaştığı zorlukları vurgulamayı, kız çocuklarının güçlenmesini ve insan haklarının gerçekleştirilmesini teşvik etmeyi amaçlıyor. UNICEF, 2020 yılında, Aydın Doğan Vakfı, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) iş birliğiyle bu önemli günün altıncı senesini kutlamaktadır. İklim değişikliğinin kaçınılmaz sonuçları ve pandemiyle karşı karşıya olduğumuz bu zor zamanlarda daha fazla önem arz ettiği düşünülerek, kız çocuklarının ve genç kadınların toplumumuza yaptığı önemli katkıya vurgu yapmak için bir araya geliyoruz. Tüm kadınları, erkekleri, kız ve oğlan çocuklarını, kız çocuklarının potansiyellerini tamamıyla gerçekleştirmeleri ve artan küresel problemlerin çözümüne yönelik girişimlere katkı sağlayabilmeleri için bu önemli günü kutlamak ve kız çocuklarının güçlenmesini sağlamak için tartışmalara katılmaya davet ediyoruz.” dedi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu Türkiye Temsilci Yardımcısı Zeynep Başarankut Kan; “İnsan, gezegen, refah ve pandemi. COVID-19 küresel salgını açık bir şekilde gösterdi ki insanlığı ve refahını önemsiyorsak, çevreyi de önemsemek zorundayız. Kadınlar ve kızlar bu iç içe geçmiş yapının tam merkezinde duruyor; artan ev içi sorumluluklar, cinsiyete dayalı şiddet, yoksulluk ve salgınlar ile doğal tehlikelere maruz kalma riskinden en çok onlar etkileniyor. Oysa, değişimin hızlandırıcıları olarak, toplulukların direncini güçlendirebilecek, hastalıkların önlenmesini destekleyebilecek ve doğanın korunmasına yardımcı olabilecek güçteler. Bütün bunlar ancak evde, işte ve her tür alanda cinsiyet eşitliği teşvik edilerek yapılabilir. UNFPA kadınları ve kızları desteklemeye devam edecek; (mülteciler, mevsimlik göçmen işçiler, engellerle yaşayanlar, cinsiyete dayalı şiddete ve çocuk evliliklere maruz kalanlar dahil) sağlıklarını ve refahlarını iyileştirmek ve onları daha iyi bir gelecek için çevrelerini dönüştürmeleri için güçlendirecek. UNFPA kimseyi geride bırakmayacak.” açıklamalarında bulundu.

UN Women Türkiye Ülke Direktörü Asya Varbanova ise konuyla ilgili; “COVID-19 salgını, krizler ve çatışmaların mevcut olan toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştirdiğini bir kez daha kanıtladı. Kadınlar ve kız çocukları ciddi sağlık ve güvenlik riskleriyle karşılaşıyorlar, krizlerin ekonomik ve sosyal etkilerinden derinden etkileniyorlar. Tüm bu zorluklara rağmen tüm dünyada genç kadınlar, uzmanlıkları ve ağlarını, eşit, birlik olmuş ve güçlü toplumlar inşa etmek için kullanıyorlar. Pandemi ve iklim değişikliği gibi krizlerle mücadele etmek ve bu krizlerin yarattığı sistematik eşitsizliklere dikkat çekmek için onların liderliği, yaratıcılığı ve kararlılığına ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Tarih

Eki 11 2020

Yorum Yazın

Yorum Yazın...