Kitap Röportajlar

‘Gurur duyacağımız bir İstanbul bırakılmadı’

Gazeteci Hazal Ocak’ın yazdığı İhanet; Cumhuriyet Kitapları’ndan çıktı

Hazal Ocak, “Doğayla, mekânlarla her zaman farklı bir ilişkim oldu. İnsanın neden doğaya bu kadar hor davrandığını ve doğa için harekete geçmediğini anlamıyorum, insan neden evine bu kadar ihanet eder ve ona zarar verir ki? Doğa ve para söz konusu olunca neden hep para seçilir? ” diye soruyor.

Genç yaşında bir kadın gazeteci… Anne memur, baba başkomiser… Kim derdi ki bir gün onun da adliye ve polis arasında yaptığı haberler nedeniyle gidip geleceğini… Cumhuriyet’in genç muhabiri Hazal Ocak’ın içine gazetecilik ateşi düştüğünde daha ilkokuldaymış… Merak, inat, dürüstlük ve gerçeğe olan ilgi… Gazetecilik için gerekli her şeye sahipken başarı da kaçınılmaz oldu… Şimdi iktidarın güzelim İstanbul’u ne hale getirdiğini gözler önüne seren bir kitap yazdı, adı “İhanet.” Hazal Cumhuriyet gazetesine konuştu:

Haydi önce seni tanıyalım?
1990’ın bir haziran sıcağında Adana’da doğdum. 1 yaşını doldurmadan İstanbul Beşiktaş’a geldik. Ortaokulu ve liseyi Bakırköy’de okudum. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden 2013’te mezun oldum.

Annen adliyede memur, baban polisti.

Evet, o yüzden annem avukat, babam da polis olmamı isterdi. Ben de inatla gazeteci olmak istediğimi söylerdim. Hayallerimin peşinden gittim. Israr ettim, çalıştım, vazgeçmedim, kendimce engelleri aştım ve çok mutluyum.

YAZMAYI SEÇTİM
Gazetecilik ateşinin içine ilk düştüğü anı hatırlıyor musun?

Kendimi bildim bileli gazeteci olmak istiyorum. Küçükken yazmayı çok severdim. Günlükler, denemeler, öyküler… 10 yaşında gelecekte ne yapsam mutlu olurum diye düşünüp “yazmayı” seçtiğimi hatırlıyorum. Ortaokulda yazar olma hayali gazeteciliğe evrildi. Lisede okuduğum Uğur Mumcu kitapları, araştırmacı gazeteci olma hayalini içime işledi.

Cumhuriyet’e nasıl başladın?
Cumhuriyet benim için her zaman özel ve farklıydı. Cuıuhuriyet’ in kapısından sürekli geçerdim, “Ben burada çalışacağım ve çok iyi bir gazeteci olacağım” derdim. Üniversite tercihimin 24’ü de gazetecilikti. Kazandığımı öğrenir öğrenmez Cumhuriyet’e geldim, staj yapmak istediğimi söyledim. Üniversite birinci sınıfın yazında ilk stajımı yaptım. Farklı yerlerde de staj yaptım. 2011’de tekrar Cumhuriyet’e geldim ve bırakmadım. Önce telifli muhabir oldum, üniversite bitince de kadrolu…

Kitabının girişinde anlatıyorsun, gece muhabiriyken belediye muhabirliğine geçişini, senin nasıl biri olduğunun da ipuçlarını veriyor...

2014 yılıydı. O dönem şu an Genel Yayın Yönetmenimiz sevgili ustam ve ağabeyim Aykut Küçükkaya. Haber Merkezi müdürümüzdü. Ben belediye muhabiri ihtiyacını duyunca, ona bu görevi istediğimi ve onu pişman etmeyeceğimi söyledim. Önce “Sen bu servisin jokerisin, olmaz” dedi, ısrar edince “Tamam, başarılı olursan seni geceden alırım” dedi. Ben de gittiğim ilk hafta o heyecanla Türkiye’nin gündemine oturan ilk manşet haberi çıkardım…

Belediye meclisine ilk gittiğin günü hatırlayalım… Nasıl bir gündü?
Çok heyecanlıydım. Biraz da korkuyordum. İddialı başlamıştım. Belediye Meclisi’ni izlerken çok şaşırdığımı hatırlıyorum. İstanbul’la ilgili çok önemli kararlar 5 saniyelik oylamalarla kabul ediliyordu, bu beni çok şaşırtmıştı.

“İhanet”Erdoğan’ın “İstanbul’a ihanet ettik ” itirafından dolayı mı?

Hem o itiraftan hem de İstanbul’a gerçekten uzun yıllardır ihanet edilmesinden ötürü. İhanet, İstanbul’un başına gelenleri özetliyor.

Sence İstanbul’a yapılan en büyük ihanet neydi?
Bence İstanbul’a edilen en büyük ihanet, dikey yapılaşma ve çarpık kentleşme. Parası olan, hiç kimsenin aklına gelmeyecek emsalleri yani inşaat haklarını elde etti. İstanbul’un tarihten bugüne kadar gelen silueti paramparça edildi. Yani sahip çıkılmadı şehre. Bizlere gurur duyacağımız bir İstanbul bırakılmadı, çocuklarımıza da bırakamıyoruz. Çarpık kentleşme de aldı başını gitti. Her isteyen, istediği yere her şeyi yapabilir oldu. İmar affı gibi düzenlemelerle de bu durum meşrulaştı. Ayrıca şehrin ormanlarına girildi, yeşil alanlar betona boğuldu, nefes alacak bir mezarlıklar kaldı neredeyse. Kimse nefes alma hakkımızı düşünmüyor.

Senin canını en çok acıtan ne oldu tüm şahit oldukların arasında?

Marmara Bölgesi’nin oksijen deposu Kuzey Ormanları olmuştu. Bir köprü, yolları ve mega rant projeleri uğruna bir orman avucumuzclan kayıp gitti. Üçüncü köprünün bağlantısını sağlayan Kuzey Marmara Otoyolu üzerine inşa edilen yaban hayatı köprüsü… Bu köprü, bölgedeki ormanlarda yaşayan karaca, domuz. çakal ve tilki gibi birçok yaban hayvanının, otoyolda karşıdan karşıya geçmeleri için yapıldı. Güler misiniz, ağlar mısınız? Bir proje yapılacağı zaman ilk vazgeçilen yeşil alan oluyor. Kamulaştırma yok. maliyet düşük ama peki ya bizim nefes alma hakkımız? Kimse düşünmüyor. Mesela Maçka Parkı’nı bilirsiniz.

Bilmem mi…
Şişli bölgesinde yaşayanların spor yapabildiği. her şeyi geçtim soluklanıp çimenlerde bir çay içebildiği tek büyük park. Ne oldu? Bir ucu üçüncü köprüye varan “Dolmabahçe-Levazım- BaltaIimanı-Ayazağa Tüneli ” için büyük bir kısmı alındı. Tünel çalışmaları için ağaçlar taşındı. Sökülen 199 ağaç da dikildikleri, yerde kurudu. O ağaçların dili olsa da konuşsa… Ve otel yapılmak istenen Haydarpaşa Garı. O kadar çok severim ki… Üniversitedeyken her ay gider, gezer, severdim. Trene biner Ankara’ya giderdim. 2010’da yangın çıktığı anı unutamıyorum. Gözlerimden yaş gelmişti. Tarih yanarken benim de anılanın küt oldu sanki. Şimdi yapayalnız duruyor.

Gelelim yargılamalara…
Her şey son 1 yıl içinde hızlıca gerçekleşti. İlk Gaziantep Şahinbey Belediyesi ‘yle ilgili yaptığım bir ihale haberinden ötürü 20 bin liralık manevi tazminat davası açıldı. Ardından Boğazda lüks müştemilat haberim nedeniyle iş insanı Mehmet Cengiz itibarının sarsıldığını belirterek 1 milyon lira istemiyle manevi tazminat davası açtı. Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak’ın suç duyurusu üzerine Kanal İstanbul güzergâhında arazi almasına ilişkin yaptığım ‘Damat işi biliyor ‘haberim nedeniyle hakaret davası var. En son da Altın’ın kiraladığı araziye şömine ve çardak yaptığım, bunu da İBB’nin yıktığını duyuran haberim nedeniyle terör soruşturması başlatıldı ve ifademiz alındı.

Korkuyor musun?
Hayır. Hedef olan bence ben değilim, gerçekler. Maalesef gerçekler saklanmak isteniyor.

Kaynak: Cumhuriyet

Avatar

Editör

Yorum Yazın

Yorum Yazın...

Güncel Etkinlikler

Ağustos

Eylül 2020

Ekim
Pzt
Sal
Çar
Per
Cum
Cmt
Paz
31
1
2
3
4
5
6
Etkinlikler için Eylül

1st

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

2nd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

3rd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

4th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

5th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

6th

Etkinlik Yok
7
8
9
10
11
12
13
Etkinlikler için Eylül

7th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

8th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

9th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

10th

Etkinlikler için Eylül

11th

Etkinlikler için Eylül

12th

Etkinlikler için Eylül

13th

14
15
16
17
18
19
20
Etkinlikler için Eylül

14th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

15th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

16th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

17th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

18th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

19th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

20th

Etkinlik Yok
21
22
23
24
25
26
27
Etkinlikler için Eylül

21st

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

22nd

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

23rd

Etkinlikler için Eylül

24th

Etkinlikler için Eylül

25th

Etkinlikler için Eylül

26th

Etkinlikler için Eylül

27th

28
29
30
1
2
3
4
Etkinlikler için Eylül

28th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

29th

Etkinlik Yok
Etkinlikler için Eylül

30th

Etkinlik Yok